16/6/2009 • Kategori: siir





























Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

2/2/2009 • Kategori: siir

 

Yananlar yanar durur, tıpkı ocaklar gibi,

Ateşi rûha vurur, her dalgası bir tipi...

Muzdarib olan ağlar, çağlayanlar utansın;

Dertli sînesin dağlar, ruhsuz ne sanar sansın!

Bahis açma gamsızdan, içime sis saçılır;

Nefes et kardan buzdan, gözüm gönlüm açılır...

Çoklarda yürek paslı, ölmeden ölüp gitmiş..

Bedende ruhlar yaslı, sanki işleri bitmiş.

İnâyet ola Hakk’tan, nabızda teklemeler;

Şapa oturduk çoktan, ruhlarda eklemeler...

Azme kemend vurulmuş, yiğitlikten yok eser;

Yorulmazlar yorulmuş, diri ölüden beter..

Başını yere koyup, inlesin inananlar;

Gönlünde Hakk’ı duyup, ağlasın uyananlar..!

 

 

m.fethullah gülen

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

31/1/2009 • Kategori: siir


 


Bozulur her dümen vakit dolunca,

Bu “Ak nizam” sürer-gider âhenkle..

Dönüyor çarkımız yollu yolunca,

Geceler gündüze döner âhenkle.

Aşıp tepeleri çıkınca düze,

Bize bayram; mâtem olur köksüze..

Hasımlar gelince bitevî dize,

Işık karanlığı siler âhenkle.

Atıldığı gibi gidecek inan,

Tarihe savrulan o büyük yalan!

Şafak ortalığı sardığı zaman,

Ünümüz göklere erer âhenkle.

Yurdun evlatları bir bir dönecek,

Asırlık mahzûnlar o gün gülecek.

Hızır, Musa bir araya gelecek,

Ve artık bu devir sürer âhenkle...

 

m.fethullah gülen

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

31/1/2009 • Kategori: siir


Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

30/1/2009 • Kategori: siir

TOPAL ASKER

TOPAL ASKER

Ey saçları “alâgarson” kesik hanım kız,

Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız.

 

Bacağımla alay etme pek topal diye.

Bir sorsana o topallık nerden hediye?

 

Sen Şişli’de dans ederken, her gece, gündüz,

Biz ötede ne ovalar, çaylar, ne dümdüz

 

Yaylaları geçtik, karlı dağları  aştık;

Siz salonda dans ederken bizler savaştık.

 

Ey dudağı kanım  gibi kıpkırmızı kız,

Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız!

 

Olan işler dimağını azıcık yorsun,

Biliyorum, elbisemle eğleniyorsun!

 

Biliyorum baldırını o kadar nazla

Örten bir tek ipek çorap kıymetçe fazla.

 

Benim bütün elbisemden... hatta kendimden...

Biliyorum, çünkü  bugün şu dünyada ben

 

Neyim? Bir hiç... işe güce yaramaz, topal...

Sen sağlamsın, senin hakkın, dünyadan zevk al:

 

Çünkü orda düşmanlarla boğuşurken biz

Siz muhteşem salonlarda şarap içtiniz.

 

 

Ey gözünün rengi bana yabancı güzel!

Her yolcunun uğradığı ey hancı güzel!

 

Sen yabancı kucaklarda yaşarken her gün

Yapıyorduk biz de kanla, barutla düğün.

 

Sen o sıcak odalarda cilveli, mahmur

Dolaşırken... biz de tipi, fırtına, yağmur,

 

Kar altında kanlar döktük, canlar yıprattık;

Aç yaşadık, susuz kaldık, taşlarda yattık.

 

Sen açılmamış bir bahardın, biz kara kıştık;

Bizden üstün ordularla böyle çarpıştık...

 

Gülme öyle bana bakıp pek, arsız arsız

Sen ey dışı güzel, fakat içi çamur kız.

 

Hüseyin Nihal Atsız

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki ::

__ __
Zirve100 Site ekle